
Gelişen teknolojiyle birlikte internet üzerinde, insanların daha fazla rol alması bazı köklü değişikliklere neden oldu. Özellikle arama motorları bu değişiklikleri fark edip o alan üzerinde büyük bir hızla çalışmalara başladılar. Neyden bahsediyorum tabi ki: Sosyal ağlardan. Son zamanlar da arama motoru pazarının sahipleri (google,yahoo, bing) bu pazarda daha fazla yer edinmek için verdikleri savaşı incelediğimizde olayın ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha görüyoruz. Arama motorları yakın gelecekte arama sonuçlarını sadece sizin bizim web sitemizde ki içerikten değil, kendi içerisinde giderek daha büyük bir platform oluşturan twitter, flickr, friendfeed, youtube ve facebook gibi sosyal ağlardan alacaktır. Durum böyle olunca biraz ileriyi görüp ona göre hareket etmemizde fayda var.

SEO ‘nun gücünü görüp, normal SEO yöntemlerinin dışında acaba bu işi şöyle yapsak nasıl olur diye düşünüp kurnazlıklar üreten kişilerin yaptığı çalışmalara genel olarak Black-Hat Seo yöntemleri deniliyor. Bu yöntemleri uygulayan sitenin başarısı bir anda artabilir ancak arama motorları tarafından fark edildikten sonra istatistiklerin dibe vurması kaçınılmazdır. Ben sizlere bu yöntemlerden bahsetmeye çalışacağım. Ama sizler acaba gerçekten etkili oluyor mu diye merak edip uygulamaya bile kalkışmayın. Dediğim gibi çalışmalarınız felaket ile sonuçlanabilir. SEO konusunda destek verdiğim bir siteye black-hat yöntemine girdiğini bilmediğim zamanlarda bir yöntem uygulamıştım. İlk zamanlar sitenin trafik artışında ve gelir düzeyinde gözle görülür şaşırtıcı bir yükseliş olmuştu ama bir süre sonra sıralama, trafik ve gelirlerde inanılmaz bir düşüş oldu. Biraz araştırdığımda uyguladığım yöntemin bir black-hat seo yöntemi olduğunu fark ettim.

Hızla akıp giden zamanla birlikte, değişen bir çok kavramın başında şüphesiz web gelmektedir. İnternetin doğuşundan sonra yavaş yavaş ne işe yaradığı, ne için kullanıldığı anlaşılmaya çalışılırken birileri bu çağı Web 1.0 olarak isimlendirmiştir. Bu çağda belirli internet sitelerinin mevcut olması, ihtiyacımız olduğunda bu sitelere girip işimizi görüp ve çıkmamız yeterliydi. Web 1.0 ‘da insan faktörü internet içerisinde önemli bir rol oynamıyordu. İnsanların merakı, gelişen web teknolojileri, ihtiyaçlar ve düşünceler bu kalıbı kırarak yeni bir olgu oluşturdu: Web 2.0. Bu olgu ile birlikte insan faktörü internet kavramı içerisinde aktif olarak rol almaya başladı ve bireyler duygu, düşünce ve fikirlerini internet sitelerine aktarabildiler. Bir çok dev isim insan faktörünün aktif olarak rol almasıyla şahlandı adeta yeniden doğdu. Sık sık dilimizden düşürmediğimiz facebook, twitter, friendfeed, blogger gibi içeriklerini insanların oluşturduğu siteler web 2.0 çağı için birer örnek oldu. Şimdilerde ismini yavaş yavaş duymaya başladığımız yeni bir kelime var: Web 3.0 devamını okuyun »

Bing?in arama motoru piyasasına hızlı girişinin ardından Google?ın cevapları da gecikmiyor. Google?ın resmi bloğu olan googleblog.blogspot.com?da duyurusunu yaptığı üzere, Google arama kutusu ve alt taraftaki düğmeler artık daha büyük.
SEO.. Herşey bu üç kelimeden ibaret değil aslında. Evet asıl amacımız sitemizi SEO ‘ya uygun bir hale getirmek için optimize etmek ve bu kriterler doğrultusunda güncel tutmak ancak bunu yaparken neden hep bildiğimiz yöntemleri kullanıyoruz ki? Web 2.0 ‘ın iyice anlaşıldığı şu günlerde kulaktan kulağa dolaşan web 3.0 kavramı için sosyal medyayı web projelerimizde aktif olarak kullanmak ileriye dönük düşünüldüğünde bizlere büyük faydalar sağlayacaktır. Ne tür faydalar sağlayabilir ki diye soracak olabilirsiniz. Şöyle düşünün; sosyal medya (facebook, twitter, friendfeed vb.) aracılığıyla profesyonel SEO optimizasyonu yapılmış bir siteniz var ve bu sitenize daha fazla ziyaretçi çekmek için facebook, twitter ve friendfeed API ‘leri kullanılarak hazırlanmış web araçları sayesinde siz sitenizi güncellediğiniz de, sizi takip eden ziyaretçileriniz bu içerikten anlık olarak haberdar olacaktır ve siteniz o ziyaretçiler tarafından ziyaret edilecektir. devamını okuyun »