
Genç Girişimciler Kulübü’nün Maltepe-İstanbul’daki merkezinde, Online Pazarlama Teknikleri ve SEO temelleri semineri düzenleniyor. 21.04.2010, Çarşamba 19:30‘da başlayacak seminer’de SEO’nun temelleri ve SEOMoz’un 2009 için hazırladığı 7 temel sıralama faktörüne değineceğim. Katılımın ücretsiz olduğu seminer hakkında detaylı bilgi için Genç Girişimciler Kulübü’nün web sitesine bakabilirsiniz.

Kraloyun.com incelemesi ile başlamış olduğumuz oyun sitesi analizleri serisinin 2. bölümü ile sizlerleyiz. Bilindiği üzere son dönemde Türkiye’nin en çok aranan kelimelerinden olan “oyun” ve “oyunlar” kelimesi, rekabetinin yükselmesiyle sık sık lideri değişen bir konuma geldi. Oyun Skor sonradan dahil olduğu bu rekabette gücünü rakiplerine hissettirmeye başladı. 2008 yılında aktif olan Oyun Skor ancak 2009 yılından itibaren SEO ve içerik çalışmasında ön plana çıkabildi.
İlk olarak Oyunskor.com’un genel SEO istatistiklerini inceleyerek işe başlayalım.

Soldaki grafikte görüldüğü gibi; Pagerank değeri Türkiye’de yayın yapan bir site olduğu için gayet normal görünüyor. Google Türkiye’de yayın yapan sitelere Pagerank yönünden biraz cimri davranıyor.
Alexa sıralaması site yaşı ve konumuna göre çok iyi görünüyor. Bu durum bize sitede kalma oranının ve sitedeki sayfa gösteriminin yüksek olduğunu aynı zamanda ziyaretçi memnuniyetinin sağlandığını kanıtlıyor.
Google index sayısı sitenin kuruluş tarihiyle paralel düşünüldüğünde çok iyi konumda olduğu görülüyor.
DMOZ kaydının bulunmaması sitenin yayın alanı ile ilgili olduğu için analiz açısından bir önem taşımıyor.
Google sisteminin suistimal edilmemesi için bilindiği üzere backlinklerin tümünü göstermemektedir. Yahoo ise alt sayfaları ile beraber tüm backlink kaynaklarını bizlere sunabiliyor. Oyunskor.com’un backlinklerini incelediğimizde çok çeşitli kaynaklardan elde edilmiş ve ciddi bir sayıya ulaşmış olduğunu görmekteyiz. Rakipleri olan oyunlar1.com ve kraloyun.com daha çok az ve öz backlink arayışı içinde olurken oyunskor.com ise bu konuda pek hassas davranmamış görünüyor.
Grafikte görülen FriendFeed ve Del.icio.us bilindiği üzere kaliteli sosyal networkler. Buradaki paylaşımlar sosyal networklerde SEO çalışmalarının yapıldığını gösteriyor. Ayrıca sitenin yayınladığı bazı oyunlarda Facebook ve Twitter üzerinden paylaşım imkanı sunması SEO’nun yeni nesil yapısının önemsendiğini bizlere gösteriyor.

SEO?yu çoğumuz bir e-pazarlama faaliyeti olarak görüyoruz. Ancak bir sitenin SEO dışında, farklı yöntemlerle de pazarlanması gerekiyor. Sitenin karlı bir yatırım olarak hayatını sürdürmesi için, ziyaretçilerin sürekli takip edilmesi, çeşitli özelliklere göre segmente edilmesi ve her segmente göre farklı kampanyaların oluşturulması çok önemli.
Toplu e-mail gönderimi ve Google AdWords, web üzerinde en sık kullanılan kampanya araçları arasında yer alıyor. Bu araçların nasıl daha verimli kullanılabileceğini anlatabilmek için Türk Bilişim Derneği?nin (TBD) 5 Aralık Cumartesi düzenleyeceği İnternet Pazarlama Semineri?nde ?İnternet Üzerinde Kampanya Yönetimi? başlığı altında bir sunum yapacağım. devamını okuyun »

Wired dergisinden Clive Thompson “Google bir arama motoru değil, itibar yönetim sistemidir” demiş. Bu konu üzerine Prospect sitesi 2006 Nisan ayında yapmış olduğu “Arama motoru kullanım alışkanlıkları/davranışları” araştırması ile çevrimiçi dünyada bulunamıyorsan yoksun anlayışını geniş kitlelerce anlaşılmasını sağlamıştır.
Araştırma sonuçlarına göre:

Hızla akıp giden zamanla birlikte, değişen bir çok kavramın başında şüphesiz web gelmektedir. İnternetin doğuşundan sonra yavaş yavaş ne işe yaradığı, ne için kullanıldığı anlaşılmaya çalışılırken birileri bu çağı Web 1.0 olarak isimlendirmiştir. Bu çağda belirli internet sitelerinin mevcut olması, ihtiyacımız olduğunda bu sitelere girip işimizi görüp ve çıkmamız yeterliydi. Web 1.0 ‘da insan faktörü internet içerisinde önemli bir rol oynamıyordu. İnsanların merakı, gelişen web teknolojileri, ihtiyaçlar ve düşünceler bu kalıbı kırarak yeni bir olgu oluşturdu: Web 2.0. Bu olgu ile birlikte insan faktörü internet kavramı içerisinde aktif olarak rol almaya başladı ve bireyler duygu, düşünce ve fikirlerini internet sitelerine aktarabildiler. Bir çok dev isim insan faktörünün aktif olarak rol almasıyla şahlandı adeta yeniden doğdu. Sık sık dilimizden düşürmediğimiz facebook, twitter, friendfeed, blogger gibi içeriklerini insanların oluşturduğu siteler web 2.0 çağı için birer örnek oldu. Şimdilerde ismini yavaş yavaş duymaya başladığımız yeni bir kelime var: Web 3.0 devamını okuyun »